pajoohaan.ir

  BEN BİR ALEVÎYİM

3500 تومان

3500 تومان

buy_printed
Bu kitabı yazarken bir takım hatalarımın olacagını düşünerek, önce Allah'ın affına, sonra da okuyucularımızın hoşgörüsüne sıgınıyor, böylelikle Âlemlerin Rabb'i olan Allah'ın emirlerinden bir kısmını yerine getirmiş olmayı ümit ediyorum.
Kitabımızda, Kur'ân'ın en büyük mucize oldugu vurgulanmıştır. Bu söz sadece benim sözüm degildir. 1400 yıldır "Ben Müslümanım" deyip Kur'ân üzerine araştırma yapan onca insanın hemen hepsinin aynı şeyi dediklerini görmekteyiz.
Bilimsel açıdan baktıgımızda; ister Müslüman olsun isterse gayrimüslim, ilim adamları bu güne kadar Kur'ân'ın sırlarının tümünü çözememiş, Kur'ân üzerinde aklî ve ilmî açıdan araştırma yapanlar ister istemez "Kur'ân en büyük mucizedir" demişlerdir ve öyle görülüyor ki, dünya durdukça da bu durum böyle devam edecektir. Bazı Kur'ân üzerinde çalışma yapan ilim adamları demişlerdir ki: Kur'ân tıpkı bir sofra gibidir. Nasıl bir adam sofradan ancak midesinin alacagı kadar alıp yiyebiliyorsa, insan da Kur'ân'dan ancak kendi bilgi kapasitesince faydalanabilir. İşte bu açıdan bakıldıgında; ben de Kur'ân üzerinde kendi kapasitemce yaptıgım araştırmayı degerli okuyucularıma anlatmaya çalıştım. Kur'ân hakkında araştırma yapmak ve onu insanlara taşımak çok önemli ve agır bir görevdir. Ben bunun sorumlulugunu üzerime almış degilim. Ancak mensubu bulundugum biz Anadolu Alevîlerine Kur'ân hakkında çok yanlış bilgilerin verildigini anladıgım için, kendimi bu konuda vicdanen sorumlu hissettim. On sene gibi bir zaman zarfında, gerek Kur'ân üzerine ve gerekse bu konuda yazılan çeşitli eserler üzerine hiç durmadan çalıştım, Ehlibeyt'in Kur'ân'la ilişkisi hakkında kendi çapımda eserler okuyup âlimlerden bilgiler edindim. İşte bütün bunların neticesinde, Anadolu'da, Çorum'da Alevî bir anne babadan dünyaya gelen bir insan olarak, Kur'ân'ın en büyük mucize oldugunu ilmî olarak araştırdım ve bunun dogruluguna kalben de inanarak bu eseri yazdım. Bu konuda, az da olsa, Allah rızası için insanlıga faydalı olabildiysem ne mutlu bana.
Allah'ın lutfü ve keremiyle kitabımızı dört bölüme ayırdık:
Birinci bölümde; Kur'ân'ın en büyük mucize oluşu çerçevesinde; "Besmele"nin 19 harfinin Kur'ân üzerinde bir mühür oluşunun aklî ve ilmî örneklerini vermeye çalıştık.
İkinci bölümde; Allah'ın lütfuyla, sevgili Peygamberimizin Ehlibeyti olan 12 İmamlarımızın nesilden nesile 300 küsur sene boyunca Kur'ân-ı Azimü'ş-Şan'ı korumayla memur olduklarını anlatmaya gayret ettik.
Üçüncü bölümde; halifeligin nasıl başladıgını, kimin daha üstün oldugunu, hakkın kime geçtigini anlatmaya çalıştık.
Dördüncü bölümde ise yararlı olacagı düşüncesiyle Alemdar Gazetesi'nin benimle yaptıgı bir mülakatı kitabın sonuna ekledim ve okuyucularımızın bu kitabı zevkle okuması için elimizden gelen gayreti gösterdim; bunu yaparken her zaman hakkı ve hakikati üstün tutmaya çalıştım. Şimdiden faydalı ve mübarek olması dilegi ile.
Şunu anladım ki; Allah'a taraf olmadan, Peygamber'e (s.a.a) taraf olmadan, Kur'an-ı Kerim'i kabul etmeden İmam Ali (a.s) ve 12 İmam'a taraf olmak mümkün degildir.

continue_text

for_you